2/1/2009 ·

Piyonlarımı ileri sürüyordum

Senin ilk hamlen ise atı oynamak oldu

Sonra birkaç hamle daha yaptık

Aklım fikrim sendeydi

Piyonlarda, kalede, vezirde sana dokunuyordum

İkimiz şah yapmaktan bile kaçıyorduk

Taşlar sanki bizdik dans ediyorduk

Satranç tahtası hayatımızdı sanki

Fazla sürmedi oyun ne sen şah dedin nede ben mat

Kaptırmış gidiyorduk ve

Hayat dedi ki; şah mat

!?!

24/12/2008 ·

Herkes gitti bir gece vakti

Sen nerdeydin bilmem

Her yer boştu içimde

Sen buralardan gittin gideli

 

soğuk cama dayadım alnımı

buz gibi damlalar

elimdeki o sancı

unutturur mu sandın zaman bu acıyı

LiMaN

24/12/2008 ·

Biri bir gün bana şöyle dedi: “bir liman gibisin yalnız ve kimsesiz sakin bir koy ama bomboşken içinde fırtınalar yaratan, bir sürü yaralı geminin fırtınadan saklanmak için geldiği fırtına dindiğinde ise seni terk ettiği sorgusuz ve sualsiz.”

Hep kendinden bir şey verdi o liman hep kendinden bir şeyler kaybetti. Sadece bir sığınak oldu yaralı gemiler için. Yaralarını onardı onarlın kendi elinden geldiğince ama hep kendinden bir şeyler verdi liman. Git gide tükenmeye başladı. Gemiler sadece alıp gidiyor geri dönersek bir daha girebilir miyiz diye düşünmüyordu çünkü girebiliyorlardı. Liman yalnızlığından kurtulabileceği her anı kazanç olarak görüyordu ve öle yaşıyordu ama o anlar ona daha kötü acılarla geri dönüyordu.

Gemiler bitmedi hiçbir zaman hep uğrak yeri oluverdi liman ama mecburiyetten uğrak yeri şimdi o liman yine bomboş rıhtımındaki kuşlar bile küskün ona. Liman kendini yok ediyor, liman kendini değiştiriyor hala kalsa da eski yapılar liman yenilerini de inşa ediyor.

Gemiler hala nankör, gemiler hala bilinçsiz, gemiler hala ağırlıklarını acılarıyla bırakıp gidiyorlar acımasızca limanın suyuna.

Liman şimdilerde biraz daha hareketli ama sakin artık her gemi giremiyor içeri artık her gemi yardım alamıyor eğer alanlarda nankörse lanetlenerek çıkıyorlar açık sulara. Liman hiç olmadığı kadarda sessiz ve loş, dışarıda ilgi çekmesin diye. Liman sessizliğe sarhoş sesler yoruyor şimdilerde. Yinede hala acıyor liman hala seviyor gemileri liman gemisiz olmaz ki gemilerde limansız ama her gemi bilmiyor bunu limansızda yapabilirler sanıyorlar ve iskelelerle yetiniyorlar. Limanlar büyük geliyor onarla şatafatlı yorucu. Limanlar gemilere bir şeyler katar, iskelelerse sadece alır gemiler bunu bilmiyor hala tükeniyorlar ve tükendiklerinde limanlara hasret kalıyorlar. İskeleler fırtınaları kesmez, fırtınalar çekici gelebilir ama limanlar güvenlidir. Güven duymak için. Yinede insan her fırtınasız zamanda unutulan bir liman olmaktansa her zaman hatırlanan bir iskele olmak istiyor. Bir gün fırtınadan duramayan bir gemi onu parçalayana kadar.

dimi

17/12/2008 ·

Seni benden bu şehir aldı

Bu sokalar bu kaldırımlar

Aklımda son akşamdan kalanlar

Taksim ağlıyorken gözlerimde

İçimden sana sımsıkı sarılmak geldi

Öpmek,koklamak,bırakmamak

Ama yapamadım

Sensiz her şey yalan

Her şey anlamsız

Şimdi Eskişehir ağlıyor gözlerimde

Bir beni benden

Birde seni benden aldı bu şehir

Lanet yağıyor üzerine şimdi

Pis loş karanlık

Betonarme hayatların yıkıntıları

Karanlığımda boğuyorum gözyaşlarımı

İçimde bir nehir, taşkın suları

Her şey hiç olmadığı kadar hiçbir şey

Koy ellerini göğsüne, dinle

Uzaklardan bir çığlık dolacak içine

Bir sen ve ben olacağız

Tüm şehir ağlarken biz güleceğiz

Dimi…

 

son

17/12/2008 ·

karşı konulmaz ona istesen de

kurallara karşı geliş

dokunmak bile sapkınlık

ama biz dokunduk

biz karşı çıktık

belki sapkınlık

yaşadım, belki yaşadık

lanetli gibiydim

lanetlenmiş gibiydi             

mutluydum, mutluydu belki

uzaktayım şimdi

uzakta belki

seviyorum hala

oda belki seviyor

hayat koydu yine

biz ona koymaya çalışırken

her şey hala dün gibi

hala elimde sıcaklığı elinin

hala şarkılar söylüyoruz

dışındayım, dışımda

ama hala biriz             

sevdim

sevdi belki

yine de her şey rüya gibiydi

    ve bitti

« Önceki ::